Henüz resim eklenmemiş!
1. Marka İptal
Halleri ve İptal Talebi
a) Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmaması ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilmesi,
b) Marka sahibinin fiillerinin veya gerekli önlemleri almamasının sonucu olarak markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad haline gelmesi,
c) Marka sahibi tarafından veya marka
sahibinin izniyle gerçekleştirilen kullanım sonucunda markanın, tescilli olduğu
mal veya hizmetlerin özellikle niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı
konusunda halkı yanıltması,
d) Marka
sahibinin, garanti markası veya ortak markanın devamlılık arz eder biçimde teknik
şartnameye aykırı olarak kullanılmasını engellemek için gerekli önlemleri
almaması sebebiyle ilgili kişilerin, Cumhuriyet savcısının veya ilgili kamu
kurum ve kuruluşunun başvurusu üzerine tanınan süre içinde söz konusu aykırı
kullanımın düzeltilmemesi neticesinde aykırı kullanımın olması,
hallerinde,
Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından markanın iptaline karar verilir.
İlgili
kişiler, Kurumdan markanın iptalini isteyebilir. Marka iptal talepleri, talep
tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine
karşı ileri sürülür.
Markanın,
beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında
tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması
halinde, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan
tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından
Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmaması ya da kullanımına beş yıl kesintisiz
ara verilmesine ilişkin yapılacak iptal
talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım
gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen
kullanım dikkate alınmaz.
İptal
halleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin
bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi iptale karar verilir.
Marka örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı verilemez.
İptal
incelemesi sırasında hak sahibinin değişmesi halinde, sicilde hak sahibi olarak
görünen kişiye karşı işlemlere devam edilir.
İptal
talepleri, iptali istenen markanın sahibine tebliğ edilir. Marka sahibi bir ay
içinde talebe ilişkin delillerini ve cevaplarını Kuruma sunar. Söz konusu bir
aylık süre içinde talep edilmesi hâlinde Kurum bir aya kadar ek süre verir.
Kurum gerekli gördüğü takdirde ek bilgi ve belge sunulmasını isteyebilir.
Kurum, iddia ve savunmalar ile sunulan deliller çerçevesinde dosya üzerinden
kararını verir.
2. Tasarım Tescili İptali
Tasarım tescilinin iptali, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında itiraz veya hükümsüzlük davası ile gerçekleştirilir.
Tasarım Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından Resmi Endüstriyel Tasarımlar Bülteni'nde yayımlandıktan sonra, tescil şartlarını taşımadığı gerekçesiyle süresi içerisinde kuruma verilen itiraz dilekçesi ile tescilin iptali talep edilir.
Eğer tescil
kesinleşmişse, tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı, kötü niyetle tescil
edildiği veya gerçek hak sahibinin tescil başvurusunda bulunan olmadığına dair,
mahkemeler nezdinde, söz konusu tasarım hakkında hükümsüzlük davası açılır.
Tasarım tescilinin iptalinde Kurumun iptal yetkisi yoktur. Tasarım tescili
hakkında iptal kararı, ancak mahkeme yoluyla alınabilir.
3. Patent ve Faydalı
Model Tescili İptali
Patent ve Faydalı Model tescilinin iptali, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında itiraz veya hükümsüzlük davası ile gerçekleştirilir.
Patent hakkında verilen tescil kararı Resmi Patent Bülteni’nde yayımlandıktan sonra 6 ay içinde, patentin yenilik içermediği ve yeterli buluş basamağı bilgisi içermediği gerekçeleriyle, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde itiraz edilerek tescil kararının iptali talep edilir.
Tescilli bir
patentin iptali için Türk Patent ve Marka Kurumu'na itiraz edilebildiği gibi doğrudan
Mahkemeler nezdinde dava açılabilir.
Yenilik şartını
taşımayan veya patent sahibinin gerçek hak sahibi olmadığı durumlarda, zarar
gören kişiler, menfaati olanlar veya Cumhuriyet Savcıları tarafından Fikri ve
Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde
bulunmayan yerlerde ise yetkilendirilmiş Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde dava
açılabilir. Bu davanın açılmasında bir zaman aşımı süresi bulunmaz.
